Advert

Karabağ’ın Şifreleri…

27 Eylül 2020 günü Ermenistan’ın Azerbaycan’ın Tovuz kentine saldırması ile başlayan ikinci Karabağ savaşı 9-10 Kasım gecesi Ermenistan’ın teslim olması ile (şimdilik) sona erdi.

Ortada Rusya’nın inisiyatifi ile imzalanan bir anlaşma var. Peki, çatışmayı sonlandıran bu anlaşmada neler var. Herkesin memnun olduğu aslında hiç kimsenin memnun olmadığı bu anlaşmanın şifreleri neler? O şifreleri nasıl okuyacağız? Anlaşma metninin orijinali Rusça yani Kiril alfabesinde yazıldı. Acaba ondan mıdır ki, okumada güçlük çekiliyor!

Bu savaşın şifrelerini çözmek için biraz geriye bakmakla birlikte Paşinyan’ın ilk ağızdan sosyal medya hesabında yaptığı konuşmalara bakmak gerekir.

Kuşkusuz ki bu savaşta İlham Aliyev liderliğini test etmiş ve halkına kabul ettirmiştir. Azerbaycan’da Kurulu devletin hangisi olduğuna bakmayarak son iki yüz yıldır toprak kaybetmek bir yana kazanan ilk devlet başkanı unvanını kazanmıştır. Krizi yönetme biçimi, saydamlık adına göstermiş olduğu çaba, iletişim kurmadaki başarısı O’nu liderliği ile birlikte adeta fenomen yapmıştır.

 Kafkaslar ’da mevcut statüko devam ederken neden Ermenistan bu savaşı başlattı? Buna neden ihtiyaç duydu?  İşte bu soruların cevabı Paşinyan’ın açıklamalarında saklı.  Rusya’nın tamda ABD seçim sürecindeyken bu savaşa “izin” vermesinin nedeni ne olabilirdi?

Bilindiği üzere Putin yönetimindeki Rusya, Sovyetlerin dağılması ile birlikte kayıp ettiği egemenlik sahalarına yeniden dönmek istiyor. Bunu da çok yönlü ve çeşitlilik gösteren politik bir tutumla yapmaya çalışıyor.  Bunu yaparken kendi hinterlandı saydığı Kafkasya’da istikrasızlık istemiyor.  Lavrov’un 5+ 2 diye ortaya attığı Karabağ projesini Ermenistan’ın kabul etmemesi ile ortaya yeni durum çıktı. Eğer 5+2 kabul edilmiş olsaydı yine denetim mekanizması olarak Rus Ordusu Kafkaslara dönecekti. Bu projenin detaylarında bu hususlar var. Azerbaycan bu projeye çekinceli olsa da evet deme durumundaydı. Yani zımni olarak kabul ediyordu. Böylece Ruslar, hem Kafkaslara silahlar patlamadan dönecek, hem de Azerbaycan’a topraklarını iade eden “abi” devlet olacaktı. Karabağ’ın garantörü olarak ta Ermenilerin can güvenlikleri konusunda hami rolü üstlenecekti. Yani Kafkasya’da sorun bensiz çözülmez imajını çizerken, Paşinyan’ın batı hayranlığına veya kışkırtıcılığına da son verecekti.

Bu durumu Paşinyan kabul etmedi. Daha doğrusu edemedi. Çünkü bu öneride Ermenistan’ın asıl talebi olan Dağlık Karabağ’ın yani onların ifadesi ile Artsah’ın Ermenistan lehine hukuki bir statüye kavuşturulması idi. Çünkü Karabağ’ın 1992 deki işgal edilmesinin ana gerekçesi Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan’dan koparılma istediği idi. 5+2 diye bilinen  anlaşmada bunlar yoktu.

Bu konuda Paşinyan’ın dediklerine kulak verirsek ortaya şu gerçek çıkıyor. Ermenistan bu savaşı kaybedeceğini bilerek girdi. Çünkü çekilmeyi ulusal onuruna yediremedi. Bunu yaparken Dağlık Karabağ’ı bir türlü Ruslara (emanete) bıraktı. Sivil yerleşimlere saldırısı ise giderayak olabildiğince zarar verme düşüncesi idi. Azerbaycan’da bu durumu biliyordu veya öngörüyordu diyebiliriz. Çünkü SSCB’den devreden Dağlık Karabağ özerk bölgesine (Hankendi ve civarı) girmemeye hatta oradan gelecek saldırılara karşı uzak durmaya özen gösterdi. En yakınında bulunan ve  girilmesi için  ilk akla gelen rayon olan Ağdam olmasına karşın daha aşağı rayonlara yöneldi. Bu biraz  malum bölgeden uzak durma eğilimini gösterdi.

Paşinyan’ın diyor ki; savaş başlamadan önce (Ermeni halkına) “ ya beş bölgeyi iade ederiz ya da savaşa gireceğiz” söyleme seçeneğine sahiptim.

"Söylemedim çünkü bu şekilde teslim olmamızı istemedim. Haklarımız için, Artsakh (Karabağ) halkının hakları için mücadele edebileceğimize inandım. Ve şimdi inanmaya devam ediyorum. Ayrıca, Eylül ayı başlarında seçenekleri özetlemiş olsaydım, Ermeni toplumu ne derdi?  Ermeni toplumu 'hayır, gidip halkımızın haklarını savunacağız' derdi. Bu çok açık. Ve sonuç olarak yine de savaşa maruz kalırdık" Bunları söylerken özellikle Karabağ’ın statüsünün belli olmadığını ifade ederek, bunun için savaşmak zorunda kaldık diyor. Ve savaşmadan verecekleri toprakları Ermeni halkına asla kabul ettiremeyeceklerini, şimdi en azından savaşarak, mücadele ederek kaybettiklerini ifade ediyor.  Hatta bu savaşın bitmediğini tekrar topraklarını geri alacaklarına dair iddiasını sürdürüyor.

Peki bu savaşın galibi kim?  Mağlubunu hemen ifade etmek kolaydır. Aliyev’inde ironik şekilde ne olduuu ? dediği Paşinyan ve onu sahneye sürenlerdir. Galibi ise; bizim düşüncemize göre, Nahcivan’ı Azerbaycan’a , Hankendi’ni Ermenistan’a entegre eden  Rusya’dır. Çünkü iki kapının da asma kilitlerinin anahtarı Rusya’nın boynunda asılıdır. Onu oradan almak oldukça zordur.

Sonuç olarak; Azerbaycan yönetimi Karabağ sorunu diye ilk sıraya koyduğu, temel sorundan şimdilik kurtuldu. Ama, iç siyasetteki her talebe “Karabağ” sorununu ileri sürerek yanıt verdiği bir argümanı da kayıp etti. Halkın her bayramda bir birine temennide bulunduğu “ bir dahaki bayramı Karabağ’da geçirme ütopyası” ortadan kalktı.  Sanatçıların “Azerbaycan bayrağını Karabağ’dan asacağız “mottoları bitti. Azerbaycan Ordusu, bir Millet ordusu olmanın hazzı ile kışlalarına dönüyor. Türkiye 1992 sendromundan kurtularak görevini yapmış kardeş rahatlığı ile iç sorunlara dönüyor. Ermenistan bundan ders çıkarmak yerine “ırkçı- milliyetçi duyguları”  biz aslında Türkiye ile savaştık mottosuna çevirerek yeni ütopyalara dönüştürecek.

Azerbaycan halkı, bağımsızlıktan sonra belki de ilk defa sosyal gündeme dönecek. Binlerce kişi sivil toplum örgütü dünyanın farklı yerlerinde, Şuşa’nın işgali, Kelbecer’in kaybedilmesi gibi “ Karabağ hakikatlerini” anlatma gereği duymayacak. Bunun yerine demokrasi diyecek, ekonomi diyecek, yaşam koşulları diyecek. Yani Bağımsız devletten hak talep edecek. Olması gereken olacak.

Bu Savaş bölgede bir, TÜRK- SLAV işbirliği getirir mi? Doğu Avrupa’dan başlayarak Orta Asya’ya uzanan “Yeni Avrasyacılık “ bu iki ana gurubun stratejik işbirliğine sahne olur mu?  Bekleyip göreceğiz. Hele bir Jeo BIDEN göreve başlasın..

Mehmet Gıyas AZERİTÜRK

Siyaset Bilimi Uzmanı

Karabağ’ın Şifreleri…
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
BAĞ-KUR VE GSS' LİLERİN SAĞLIKTAN YARARLANMASI  MÜCADELEM SÜRÜYOR...
BAĞ-KUR VE GSS' LİLERİN SAĞLIKTAN YARARLANMASI MÜCADELEM SÜRÜYOR...
Grup Koridor'un Yeni Klibi 20 Ocak'ta Dinleyicilerle Buluşuyor
Grup Koridor'un Yeni Klibi 20 Ocak'ta Dinleyicilerle Buluşuyor