Reklamı Geç
Advert
Advert

DENİZLERDEKİ FIRNINA ÖNCESİ 3 !

Sevgili Okuyucularım;

Doğu Akdeniz ve Ege Denizindeki devletler Sosyo-Politik beklentileriyle ilgili bir belirsizlik döneminden geçiyor!
         Bölgedeki gündemde Türkiye'nin deniz yetki alanları konusundaki hakları tartışılmaya çalışılıyor.
    Bölgede tehlikeli bir tırmanış potansiyeli oluşmuştur.
    Yunanistan tarafından kangren haline dönüştürülmek istenen Ege Adalarının konumuna Türkiye tarafından izin verilmeyeceği endişesiz izleniyor.

     ABD, Çin'in Güney Çin Denizi'nin çoğunu talep etme, ya da diğer hak sahiplerinin münhasır ekonomik bölgeleri içinde, Balıkçılık veya petrol ve gaz faaliyetlerine itiraz etmek konusunda yasal bir dayanağı olmadığını ilan ediyor.
    Ege Denizindeki;
ABD yönetimin politika değişikliği, Başkan Donald Trump'ın Çin'e karşı sert olduğu yönündeki iddialarını desteklemek için bir motivasyon gibi görünse de,
esas olarak bölgesel devletleri desteklemeye odaklanıyor.
    Bu değişiklikler bir şekilde kaygan olsa da önemli etkileri vardır.
   ABD’nin Türkiye – Yunanistan pozisyonunu açıklığa çıkmalıdır.
     Güney Çin Denizi sorunu giderek büyürken,
     Türkiye'nin de, Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi ile arasındaki ekonomik alanda;
    Karasuları ve kıta sahanlığı ile ilgili sınırlandırmaları kapsayan deniz yetki alanlarının belirlenmesi:
      Belli coğrafi formasyonların hukuki statüsü:
      Ege'deki statükoyu belirleyen anlaşma hükümleri çerçevesinde bu formasyonlar üzerindeki egemenlik aidiyetinin belirlenmesi,
      Kıbrıs'ta Türklerin siyasi eşitsizliği ve Lozan Anlaşması çerçevesinde Türk-Yunan dengesi sorunlarının çözümsüzlüğü de büyüyor.
      Konu en az Güney Çin Denizi'ndeki kadar ciddi olup,
     Dünya gündeminin en önemli konularından biri bu olmalıdır.

    Çünkü Türkiye, Yunanistan’ın Adalar tehdidi algısını kırabilmek amacıyla, her zaman olduğu gibi barışçıl gelişimi savunuyor.
    Ancak Yunanistan'ın barışçıl politikalardan uzaklığı, egemenlik haklarının olduğunu düşündüğü yerler için geçerli olmamasına rağmen ısrarla davranışlarının ABD, Fransa ve İtalya gibi sömürgeci devletler tarafından destek silahlandırılması düşündürücü olmaktadır!  
    Oysa, Türkiye, sorunun yalnızca denize kıyısı olan Yunanistan’la diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesini istiyor.  
    Başta ABD, Fransa ve İtalya olmak üzere diğer güçlerin soruna müdahalesini reddediyor.
     13 Temmuz'da  ABD Dışişleri Bakanı M, Pompeo,
    Çin'in Güney Çin Denizi'ndeki "zorbalık kampanyasını" reddetti.
ABD'nin, Pekin'in bir deniz imparatoru gibi Güney Çin Denizi'nde hareketine izin vermeyeceğini, söyledi.
     Ege’de Yunanistan’a karşı neden suskunlar? Düşündürücü olmalıdır.

     ABD neden iç politikasında Türkiye’yi tartışılır hale taşımaktadır. Türkiye’nin dış politik sıkıntılarında göbek kaşıyan D.Trump işine gelince bakın neler diyor!

   ABD'de de 3 Kasım'da yapılacak seçimlerde Demokrat Parti'nin başkan adayı olan Joe Biden'in Aralık ayında Türkiye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkındaki değerlendirmelerin sosyal medyada paylaşımının ardından, tepkiler yağmaya başladı.

     Türkiye'de Cumhurbaşkanı Erdoğan'a karşı muhalefeti açıkça desteklediğini bildiren Joe Biden, Erdoğan'a çok farklı bir yaklaşım uygulamaları gerektiğini ileri sürdü. Muhalefeti desteklediklerini açıkça göstermeleri gerektiğini savunan Biden, muhalefetle doğrudan temasa geçip Erdoğan'ı yenecek duruma gelmelerini sağlamaları gerektiğini öne sürdü.
Ve işte D. Trump sahnede; ABD Başkanı Donald Trump, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gibi "dünya çapında satranç oyuncusu" olan yabancı liderlerin olduğu bir dünyada Demokrat Başkan Adayı Joe Biden'in "zihnen yetersiz" olduğunu savundu.

Trump, Telefonla katıldığı, Fox News kanalında yayınlanan bir programa, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunarak.

ABD'de Demokrat Parti'nin başkan adayı Joe Biden'ın, Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ı ve Türkiye'yi hedef alan sözlerine tepki olarak “ Biden'ın Başkan Recep Tayyip Erdoğan'la başa çıkacak zihinsel kapasitede olmadığını” ifade etti.

D.Trumpun itirflı söylemi; “BAŞKAN ERDOĞAN'LA BAŞA ÇIKMAMI İSTEDİLER”

Sputnik'in aktardıklarına göre,TRUMP söylemi olarak, “Geçen hafta dünya liderleri beni arayıp Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan'la başa çıkmamı istedi. Dediler ki 'O bir tek seni dinler, çünkü o kişilik bir tek sende var” ifadelerini kullanıyor. Bakın bu işe! 

İyi güzel,Trumpa sormak gerekir. “Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu.”

          ABD ve Fransa’nın yanı sıra Almanya sözüm ona barışçıl tavırla AB ortak tavrıymış gibi devreye kendisini taşımaya çalışmaktadır.

   Almanya’nın Dış İşleri Bakanı Heiko Maas ile Ankara da yaptığı görüşme sonrası, Dış İşleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun beyanatı “Yunanistan maksimalist taleplerinden vazgeçmelidir” “ İlk önce dayatmalı şartlar konulmadan görüşmelere başlamalıyız, eğer şartlar ortaya konursa bizim şartlarımız daha ağır olur.” Diyor.

    Yunanistan’ın Dış İşleri Bakanı Nikos Dendias Heiko Maas’la yaptığı görüşmede ise Türkiye ile Masaya oturabileceğini söylerken, “Türkiye tehdite devam ederse görüşmelere katılmam” diyor!     Sonrası! Yunanistan’ın öz haklarını müdafa etmeye hazır olduğunu, Türkiye ile müzakerelerin bütün Avrupa Birliyi Tehlikesizlik meselesi olduğunu ilave ediyor. Bak hele bak, nasılda yandaş yaratmaya çalışıyor!

     Türkiye ve Yunanistan’ın Ege Denizinin mübahiseli zengin enerji kaynaklarının üzerinde diyalog fakirliği içerisinde horoz dövüşüne dönüştürülen çıkışları her iki devletinde arabulucu bekleyiş imajı yaratmaktadır yorumlarına yol açmaktadır.

   Heiko Maas beyanatında; Türkiye – Yunanistan arasındaki Askeri tatbikatlar için “Vaziyet çok ciddi boyuttadır! Sonunda kim uçuruma yakınlaşsa o felaketle karşılaşa bilir.” “Harbi durum yaratmak akılsızlığın ifadesidir!” diyor.

    Bukelemun yaklaşımlar izleniyor. Yunanistan’la ortak tatbikata İtalya’da katılıyor. Yunanistan açıklıyor İtalya ile Güney Kıbrısta ortak tatbikat tapabiliriz. 

      Diğer yandan ABD PKK – PYD’ye silah yardımı yaparken, ABD PYD ile Enerji anlaşması yapıyor!

    Sırt ovalama bu olmalı.

    Doğu Akdeniz ve Ege devletleri bölgelerinde iç politikaya dış sosyo-politik beklentilerin belirsizlik döneminden geçerken yansımasına bakış ve bölgedeki gündemde Türkiye'nin deniz yetki alanları konusundaki Ege’de Adalar tartışılıyor. Doğu Akdeniz'in yarısına kadar uzanan egemenliği öngören "Mavi Vatan" fikri savunusu ile, bölgede nereye koşuluyor. Maraton haline dönüşen durumu endişeyle izlenirken bir sonraki yazımı bekleyelim görelim.

      Beklerken, Sağlıklı yaşayın sağlıcakla kalın.

DENİZLERDEKİ FIRNINA ÖNCESİ 3 !
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Azerbaycanlı Kardeşlerimizin Sonuna Kadar Yanındayız
Azerbaycanlı Kardeşlerimizin Sonuna Kadar Yanındayız
5. TÜRK DÜNYASI BELGESEL FİLM FESTİVALİNİN FİNALİSTLERİ BELİRLENDİ
5. TÜRK DÜNYASI BELGESEL FİLM FESTİVALİNİN FİNALİSTLERİ BELİRLENDİ