Advert

FOKURDAYAN AKDENİZ

Sevgili Okuyucularım;

 Türkiye’nin Akdeniz de, Deniz Yetki Alanı İlanı; İki veya daha fazla devletin, sahip oldukları ya da ilan ettikleri deniz yetki alanlarının, Diğer sahildar devletin deniz yetki alanları ile çakıştığı bölgedeki deniz alanının bir anlaşma ile sınırlandırılmasıdır.        Türkiye’nin Libya merkezi hükümeti ile yaptığı anlaşmanın temel dayanağı bu. Akdeniz bu karardan sonra fokurdamaya başladı, homurdanmalar “öfke, kızgınlık, can sıkıntısıyla anlaşılmaz sesler çıkarmaklar.” Özünde, Kıta Sahanlığı ve Münhasır Ekonomik Bölge sınırlandırması “kıyıları karşıt ya da bitişik” olan devletler arasında, Uluslararası hukuk kurallarına dayanan bir antlaşma ile yapılanmasıdır.
     Türkiye ile Libya arasındaki Deniz Sınırlama Anlaşması, Türkiye'nin 13 Kasım 2019'da  BM'e belirttiği  hukuki görüş ve pozisyonlar doğrultusunda, BM Deniz Hukuku maddeleri de dahil uluslararası hukuka uygun olarak imzalanmıştır.

     Bu karar 5 ARALIK 2019 Tarihinde TBMM de HDP hariç tüm Siyasi Partilerin oyları ile kabul edilmiştir.  

     Yunanistan Adalardaki hakimiyet kavgasını aslında 2000’lerden sonra enerji havzalarıyla gizli ilişkili olarak başlattı.

   İşte, yeri ve zamanı gelince Türkiye kendi deniz sınırlarını Libya ile orta hattı esas alarak paylaşmaktan yana hareket etti.

  Yunanistan ise Girit Adası ve Adaları esas alarak kendi alanını geniş tutmaya çalışıyor. Temel problem bu.

   Bu konuda Yunanistan ya da Rumlar epey mesafe aldılar, 2002’de müzakerelere başladılar. Önce Mısır ile 2003’te bir anlaşma oldu, Lübnan ile 2007’de ardından İsrail ile 2010’da alanlar oluşturma hevesine kapıldılar.

   Türkiye geç mi kaldı!  

   Aslında şimdi Mısır ile 2013 sonrası ihvan nedeniyle oluşan olumsuzluklara atfen Mısır’ın Rumları tercih ettiği söyleniyor. Ama mesele o anlaşmanın yapıldığı dönemde Türkiye-Mısır ilişkilerinde herhangi bir sorun yoktu. Türkiye’nin yer ve zamanı ayarlaması önem taşımaktaydı.

   Yer ve zamanı geldi;

  Türkiye, 27 Kasım'da Libya ile "Güvenlik ve Askeri İşbirliği Mutabakat Muhtırası" ile "Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası" imzaladı..
Libya hidrokarbon kaynaklarının yoğun olduğu bir bölgede 39 bin kilometrekare kazandı. Doğu Akdeniz'deki yetki alanını maksimum düzeye çıkardı.

    Türkiye bu mutabakatla “ Türkiye'nin uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarını kullandığı gerçeği” vardır.
    Cumhur Başkanının açıklamasına göre “Bir sondaj gemisi daha alınacağını, araştırmaların sadece Akdeniz'de değil, Karadeniz'de hatta  uluslararası sularda da sürdüreceğini” söyledi.

     Libya'dan talep gelmesi halinde Türkiye'nin bu ülkeye asker gönderebileceğini, Libya hükümetine askeri destek sağlayabileceğini de dile getirdi.
"Libya isterse Türkiye bunun kararını kendisi verir, kimseden izin almayız" dedi!
  İki başlılık; Libya'da biri ülkenin doğusunda Tobruk kentinde, Diğeri Trablus'ta olmak üzere iki ayrı hükümet bulunuyor.
    Libya Ulusal Ordusu adlı askeri güçlerin komutanı Halife Hafter ile ittifak hâlinde olan Tobruk hükümetini; Mısır, BAE, Suudi Arabistan, Rusya ve Fransa destekliyor. Birleşmiş Milletler'in tanıdığı Trablus'taki Ulusal Mutabakat Hükümeti ise Türkiye, Katar ve İtalya'nın desteğini alıyor.

   Ak Deniz fokurduyor..!
   AB'nin denizcilik iddiaları, Kıbrıs Cumhuriyeti ve Yunanistan'ın iddia ettiği adaların kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölgelerinin, AB deniz sularının dış sınırını oluşturduğu teziyle hareket ediyor..
   Ancak AB’nin ne Akdeniz ne Karadeniz  ne başka yerlerde toprak, hava ve deniz sınırları belirleme yetkisi yoktur.

   Uluslararası deniz hukukuna göre adaların Kıta Sahanlığı ve Münhasır Ekonomik Bölge hakkına sahip olmalarıyla sınırlandırma iki ayrı konudur.
   Ana karalarla adaların karşılaştığı ve özel koşulların olduğu durumlarda; Sınırlandırmada adalar anakaralar kadar geniş deniz yetki alanlarına sahip olamazlar.

    Bu konuda, Yunanistan ve AB küme düşüyor. “Güme düşmeden bekleyelim görelim.” Barış içinde, Sağlıklı yaşayın, sağlıcakla kalın.

FOKUTDAYAN AKDENİZ
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Tuğgeneral Yıldırım'dan Şehit Ailelerine Bayram Ziyareti
Tuğgeneral Yıldırım'dan Şehit Ailelerine Bayram Ziyareti
Başkan Palabıyık’tan Çalışan Gazeteciler Günü yazısı
Başkan Palabıyık’tan Çalışan Gazeteciler Günü yazısı